Kuşlar

gnekle-4.jpg
fda-5.jpg
rarket-dijital-3.jpg
cinekle-2.jpg
agzotik-2.jpg
darket-dijital-2.jpg
bda-1.jpg
egzotik-4.jpg

 GÜVERCİN HASTALIKLARI VE BAKIMI

GÜVERCİNLERDE ÇİÇEK HASTALIĞI

LEYLEKLER

Ülkemiz insanın çok yakından tanıdığı sıcaklıkların habercisi olan ve neredeyse bütün insanların çok sevdiği kuş türlerinden birisidir.

Peki leyleklerin genel özellikleri nelerdir? Biraz tanıyalım.

Leyleklerin kanadı da büyüktür yaklaşık olarak iki kanadının açık uzunluğu 1,5 metre ile 2,25 metre arasında değişir.

Ağırlıklıkları 2 kg ile 4,5 kilogram arasındadır.

Leyleklerin kanatlarının bir kısmı haricindeki tüm vücutları beyazdır.

Uzun gagaları yavrularda siyah olup yetişkinlerde tamamen kırmızı renklidir.

Leylekler göçmen kuşlarından başında gelmekte olup uzun mesafe göç eden kuşlardandır.

Leylekler etçil kuşlardandır. Evet yanlış değil. Leylekler etçildir. Yerde ve denizde buldukları böcekler, balıklar, sürüngenler vb. Hayvanlar ile beslenirler.

Leylekler tek eşli olarak ürerler. Fakat bir ömür boyu bağlı bir yaşam sürmezler.

Leyleklerin üremesi nasıldır?

Dişi leylek yılda bir defaya mahsus 4 tane yumurta yumurtlar ve hem erkek hem dişi ikiside kuluçkaya yatarlar. Yavrularını da her iki leylek birlikte beslerler. Yavrular 2 aylık bir süre sonunda yuvadan ayrılırlar ve 2 ile 3 hafta daha ebeveynleri tarafından beslenirler.

Leyleklerin en çok olduğu ülke Polonya’dır. Neredeyse Dünya leylek nüfusunun 1/4′ü bu ülkededir.

Leyleklerin göç yolları nasıldır?

Leylekler ne zaman ve niçin göç ederler?
Leyleklerin göç etmelerinin temel nedeni sıcaklıklardır. Sıcak iklim hayvanı olduğu için sıcak bölgelere göç ederler.
Leylekler Avrupa da Ağustos ve Eylül Aylarında güneye doğru göç etmeye başlarlar. Afrika ya kadar göç ederler. Kış aylarını Kenya ve Uganda gibi ülkelerde bulunan savanlık alanda geçirirler.
Leylekler bahar aylarında tekrar göç ettikleri bölgeler geri dönerler. Göçleri yaklaşık olarak 50 gün sürer.
Leylekler bu göçlerini iki yoldan yaparlar. l.Yol doğu yolu olarak adlandırılan İstanbul boğazının üzerindeki yol Levant yolu. 2.Yol ise Cebelitarık üzerinden geçen yoldur.
Leyleklerin bir önemli özelliği iki yol arasında yaklaşık olarak 2 katlık bir mesafe olmasına rağmen aynı zamanda tamamlarlar.
Leylekler hava sürkülasyonundan yararlanmak için karalar üzerinde yerden 1500 metre yükseklikte ve süzülerek uçarlar. Çünkü enlerji tüketimi süzülerek uçarken çok az olmaktadır.

Leylekler nasıl yaşarlar?

Leylekler sürüler halinde yaşamaktadırlar. Leylekler birbirleri ile iletişimlerini genellikler gagalarını birbirine çarptırarak seri şekilde çıkardıkları sesler ile iletişim kurarlar.
Leylek yuvaları çok büyük kuş yuvaları arasındadır. Özellikle ülkemizde de göç yollarında bulunan bazı bölgelerde leylek yuvaları ile sık sık karşılaşırız. Leylek yuvaları belkide kuş yuvaları içerisinde en büyük olanıdır. Çapı 1 m ile 1,5 metre arasında değişir. Yuvaların derinliği ise yine 1 metre civarındadır. Leylekler neredeyse her yıl aynı yuvayı kullanırlar. İnsanlar tarafından leyleklere pek zarar verilmediğinden genel itibari ile yerleşim yerlerinde yuva kurarlar.

Leylek yumurtalarının ebatları ne kadardır? Leylekler yılda bir kez 4 adet yumurta yumurtlarlar. Tabi bu genel olarak böyledir. Çok nadirde olsa 1 yumurta ve en fazlada 7 yumurta yumurtlarlar. Yumurtaların ağırlığı 100 gram ile 130 gram arasında değişir. Yumurtanın kabuğunun ağırlı ise yumurta ağırlığının 1/10′u kadardır.

Leylek yavrularını öldürür mü?

Leylek yavruları yumurtadan sıra ile çıkarlar en önce çıkan yavru avantajlıdır. Çünkü çok nadirde olsa besin sıkıntısı olduğu zaman leylek küçük olan yavruyu öldürebilmektedir. Ama bu çok nadir görülen bir durumdur.
Leylekler genel olarak 4 yaşında iken üremeye başlarlar, nadirde olsa bir-iki yıl önce üreyende olabildiği gibi 6-7 yaşlarında üreyen leyleklere de rastlanmıştır. Leyleklerin ortalama yaşam süresi 35-40 yıl arasında değişmektedir.

KUŞ HASTALIKLARI

Kuş besleyenlere tavsiyemiz şu olacaktır.Kuşlarda ölüme sebeb olan hastalıkların birçoğunun VİRAL olduğunu unutmamaları.Hayvanları Hava ceryanından korumaya ve bakım yerleri su ve yemlerini günlül olmasına dikkat edilmelidir.

MANTAR Belirtileri, kuşlar bitliymiş gibi tiftiklenirler, tüylerde dökülme olur, vücudundaki kellikler ve görünen yerlerde, kızarıklıklar, pullanma gözükür ve bulaşıcıdır.

SİNDİRİM SİSTEMİ BOZUKLUĞU : Yanlış beslenme ve mikroplu gıdalar vasıtasıyla hayvanı yavaş yavaş hasta eder. Karın altındaki damarlar yeşil olmaya başlar, kızarıklıklar meydana gelir ve hafif kararma olur.

SOLUNUM YOLLARI BOZUKLUĞU : Hayvan boğazına bir şeyler takılmış gibi ağzını açıp kapatır; kuyruğundan nefes alıyormuş gibi kuyruğunu sallar.

KURUMA : Bu hastalık halsizlik ve göğüste kuruma olarak çoğunlukla ölüm halinde görülür.

ÇİÇEK : Kuşçuluk için Veba dır. En belirgin özelliği, kesin ve çabuk kitlesel ölümlerdir. Çok çabuk bulaşır ( 7-8 gün içinde). Gaga, göz çevresi ve ayaklarda gözükür. Hastalanan kuş aşısı yapılmazsa 8 günde, ağzını aça aça, kuyruğunu sallaya sallaya ölür. Çiçek hastalığı virüstür. Tedavisinde antibiyotikler faydalı olmaz.Tek yapılacak şey kümese yabancı kuş getirmemek, ziyaretçileri yasaklamak,eğer kümese ziyaretçi almak zorunda iseniz üst baş değiştirmek ,en azından üzerine önlük,başına şapka giydirip ayakkabısını çıkartıp terlikle sokmak gerekir. Kümesi temiz tutup sık sık değişik dezenfektanlarla yerleri duvarları ve malzemeleri temizlemek gerekir. Türkiye de hemen her kümeste çiçek mikrobu bulunur. Bu mikrop sıcak ve nemli yerler de salgın yaratır. Bu yüzden her yetiştirici 10. ayda mutlaka aşı yaptırmalıdır. Unutmayalım ki bu savaştan sadece aşı yaptırarak başa çıkabiliriz.

AYAK ŞİŞLİĞİ : Hastalığın belirtileri şunlardır : kuşun ateşi çıkar, ayak bileklerinde şişmeler görülür, parmaklarını kapatamaz hale gelir ve ayak tabanlarında şişmeler ve yaralar görülür. İSHAL : Mikrobik ve gıdaya bağlı olmak üzere iki türlüdür. Mikrobik olmayan ishalde diyet uygulanır; Mama, yumurta verilmez sade ince yem ve yulaf verilir. Mamalıkta sürekli haşlanmış patates bulundurulmalı ve kaybettiği su kaybı için marulun kart yapraklarından veya ıspanak çok az olarak verilmelidir. İshali önlemenin en önemli yöntemi, kafes/kümes ekipmanlarının temizliği,temiz su kullanımı , temiz mama ve yem kullanımı ile mümkündür. Haspır ve benzeri tohumlar elenmeli,temiz kuru bir yerde muhafaza edilmeli ,zaman zaman koklanıp kokusunun normal olup olmadığı tespit edilmelidir. Küf kokusu olan tohumlar asla kullanılmamalıdır.

KIRIK VE KANAMALAR : Ayağı kırılan kuşu veteriner hekime götürmek gerekir.

KANAYAN YARALAR : Genelde ur keserken ve ur düştükten sonra kanamalarla çok sık karşılaşılır.

İŞTAHSIZLIK BELİRTİLERİ : Kanaryada yem yemeye karşı genel bir isteksizlik ve durgunlukla kendisini belli eder.

NEDENLERİ : Çoğunlukla kanaryanın daha önce alışık olduğu yemin dışında bir besin rejimi uygulanması veya tekdüze bir yemle beslenmesi ile görülür. Bundan başka bazı hastalıklara bağlı olarak görülen iştahsızlıklar da vardır.

HALSİZLİK BELİRTİLERİ : Kanaryanın son derece halsiz,güçsüz ve mecalsiz olmasıyla eski hareketliliğini,canlılığını kaybetmesiyle,ötmeye ve yeme karşı hissedilir oranda isteksiz davranmasıyla tanınır.Hastalığın ilerlemesi halinde karın derisinin rengi koyulaşır,kırmızı ve hatta giderek mor bir renk alır.

NEDENLERİ : Kötü yaşama koşulları , kötü isli dumanlı,sigara kokulu,havasız yerler,tek yanlı ve yetersiz beslenme soğuk algınlığı ile ilişkili hastalıklarda çok uzun süren devrelerde , bu devreler içinde beslenme bozuklukları zafiyetin nedenlerinden sayılabilir.

BRONŞİT BELİRTİLERİ : Bronşitli kanaryada gözlenebilecek en belirgin araz,solunum güçlüğü,sık sık nefes alma ve soluk alırken duyulan hırıltıdır.Hastalığın ilk devrelerinde yüksek ateş görülür, eğer önlem alınmazsa hastalık kanaryanın ölümüne yol açabilir.

NEDENLERİ : Virus, Şiddetli üşütme ve soğuk algınlığı sonucunda ortaya çıkan, solunum yollarının iltihapla tıkanması şeklinde tanımlanması mümkün olan bir hastalıktır.Soğuk algınlığına ve nezleye neden olan etkenlerin erken önlem alınıp giderilmediği taktirde bronşite dönüşme olasılığı kuvvetlidir.

ASTIM BELİRTİLERİ : Kanaryanın soluk almada zorluk çekmesi,sık sık ve hırıltılı soluması ile kendini belli eden bir hastalıktır.Astımlı kuş ötmeye karşı isteksiz ve ötüş kalitesinden çok şey kaybetmiştir.Genellikle uzun süren bronşitlerden sonra ortaya çıkması tanıtıcı bir niteliğidir.

NEDENLERİ : Yerleşmiş nezle ve bronşitin,bakımsızlık,kirli ve dumanlı hava tozlu yem ve tozlu ortam gibi elverişsiz koşullar ve tedavisizlik gibi etkenlerle solunum organlarında kronik,iyileştirilmesi güç bir rahatsızlığa dönüşmesidir.

NEZLE  BELİRTİLERİ : Kanaryanın burnunda ve gözlerinde bir akıntı görüldüğünde, bunun nezlenin ilk ve temel belirtileri olarak kabul edilerek derhal tedaviye başlanılması gerekir.Hastalık ilerledikçe burnun tıkandığı,gözlerin çapaklandığı ve kanaryanın soluk almakta zorluk çektiği görülür.Eğer önlem alınmazsa ağır oksijen yetersizliğinin ve mikrobik olan nezlenin yaptığı yüksek ateş sonucunda kanaryanızın ölmesi söz konusu alabilir.

NEDENLERİ : Mikrobik olması nedeniyle başka kanaryalardan geçmesi mümkündür.Bununla birlikte yukarıda değindiğimiz soğuk algınlığına bağlı olarak üşütme sonucu oluşması daha yaygın olarak gözlenen bir haldir.Ani ısı değişiklikleri ve bazen de akşamüstleri yaptırılan banyo sonucunda ıslak veya nemli tüylerle bir gece geçiren kanaryanın şiddetle üşüterek nezleye tutulduğu çok görülmüştür.

KAŞINTI VE BİTLER

Belirtileri: Kuşun sürekli kaşınması, gagası ile tüylerini sıkıştırmaya çalışarak didiklemesi, tüylerini kabarık tutarak sürekli silkinmesi ve gövdesini bir yerlere sürtmeye çalışması. Sebepleri: Kuşun gövdesinde, tüylerinin arasında gözle görülebilen koyu renkli çok küçük canlılar var ise bunlar kaşıntıya neden olan asalak hayvanlar yani bitlerdir. Kanaryaların en büyük zararlılarındandır. Kuşu elimize aldığımızda kanat altı ve ense tüylerini hafifçe üflersek bitleri rahatça görebiliriz. Bu bitler kuşun geldiği yerden, başka bir hayvandan yada yeni alınmış bir kafes aksesuarından gelebilir. Eğer yavru ve yuva varsa bu kısımlarda kontrol edilmelidir.Aşırı oranda üredikleri zamanlarda öldürücüdürler. Bitleri gündüz faaliyette görme olanağı yoktur. Bunlar geceleri ortaya çıkarlar. Eğer kanarya besleyen kişi biraz ihmalkâr yaradılışlı ve dikkatsizse, hızlı bir üreme sonucunda kanaryası bir felâketle karşı karşıya kalacaktır. Çünkü bitler çok küçük olmaları nedeniyle pek kolay görülmezler, buna karşın büyük birer kan emicidirler. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında üreme sonucu çok çabuk çoğaldıklarından dikkatli olunmalıdır. Kafeste bit olup olmadığını anlamak için kafes geceleri dinlenir. Kanaryalar huzursuz ve kıpırtılı iseler bir bit hücumu karşısındalar demektir. Tehlikelidirler, özellikle yazın ortaya çıkan bu hayvanlar, akşamları kuşa rahat vermezler. Kuşun kanını emerek onun zayıf düşmesine ve hastalanmasına neden olurlar. Tünek başlıklarındaki delikler bitlerin saklanacakları yerlerin başında geldiklerinden, buraların incelenmesiyle de varlıkları anlaşılabilir. Bitkilerdeki bitler farklı olup, kuşlar için zararlı değildir. Bitin varlığını anlamak için kafesin köşelerine, saklı bulunan alt kısımlara, dar bölgelere ve tünek kamışlarının uç kısımlarına bakılmalıdır. Bitin kendisini görebileceğimiz gibi bıraktığı beyaz dışkılarını da noktalar halinde görebiliriz. Ayrıca yuva var ise elimizi yuvaya soktuğumuzda kıpırtılarını ve kaynaşmalarını hissedebiliriz. Daha da bilemiyorsak kafesin bir köşesine küçük bir pamuk parçası yada beyaz mendil koyarsak bir kaç gün sonra burada yuvalandıklarını görebiliriz.

EN ÇOK BESLENEN KAFES KUŞLARI HAKKINDA KISA BİLGİLER

 

Kanaryalar: Güzel rengi ve ötücü bir tür olması nedeniyle tercih edilen kuş türleri arasında en fazla rağbet gören kuş türüdür. Beslenme ve bakım konusunda özen gösterilmesi gereken bir türdür diğer kuşlara nazaran. Kafesleri mutlaka daha geniş olmalı ve bu sayede daha fazla alanda hareket edebilmeli ve gelişimini rahat tamamlayabilmeli. Sonbahar aylarında damızlıkların ayrımı yapılmalıdır eğer ki bir dişi ve bir erkek kanaryaya sahipseniz bu nokta çok önemli çünkü yavrularını yiyebilirler. Doğumdan sonra erkek ve dişi yan yana getirilmemeli, bunun için en az 10-15 gün beklemelisiniz. Dişiyi çok fazla yormanız onun için zararlı olacaktır. Kanaryalar,ötücü kuşlar olduğu için kalitesiz yem kullanmanız tavsiye edilmez.

Gri Muhabbet Kuşu: Yavru bir muhabbet kuşunu alıp eve getirdiğinizde, kafesine yerleştirmeden önce yarım saat oynayın. Bu sizinle iletişime geçmesine, ilişki kurmasına yardım eder. İlk başlarda kuş çok ürkek görünebilir. Ve sizden uzaklaşmayı deneyebilir. Unutmayın ki o, sizin avucunuza ulaşana kadar diğer kuşların sesi ve görüntülerinden başka bir şey bilmiyordu. Eğer sizden uzaklaşmayı denerse, vücudunu nazikçe elleriniz arasında tutun. Sonra onu okşamaya başlayın ellerinizle. Ardından yanaklarınıza doğru götürün. Bu hareketler sakinleşmesine yardım edecektir. Tıpkı bebek muhabbet kuşu gibi eve ilk getirdiğinizde, yetişkin muhabbet kuşunu elinize alın. Emin olun ki ilk önce kanatlarını çırpacaktır. Onu dikkatlice yere bırakın. Elinizi çok yavaşça kuşun göğsünün üstüne götürün. Elinizi yere paralel olarak hareket ettirmeniz eğitim esnasında size kolaylık sağlayacaktır. Eğer arkaya doğru kaçarsa, vazgeçmeyin ve denemeyi sürdürün. Ürkütmeden, çok yavaş hareket ederek devam edin. Sonuçta yatışacak ve elinizin yakınına doğru yanaşacaktır. Yapmanıza izin verdiğinde, nazikçe göğsünden tutmayı deneyin. Doğru yolda olup olmadığınızı o size davranışları ile belli edecektir. Gerginse ve yeniden uzaklaşmayı denerse, yılmayın. Muhabbet kuşları konuşma yeteneğine sahiptirler. Bazı kuşlar, yeni kelimeleri ve deyimleri çabuk sökerken bazıları da asla tek kelime bile öğrenemeyebilir. Öncelikle yavru muhabbetkuşları 2-4 aylık iken konuşmaya eğitmeniz daha iyi sonuç verecektir. Belli bir ayı geçen kuşlar zor konuşur, hatta tek kelime bile öğretemeyebilirsiniz. Konuşma yeteneğine erkek muhabbetkuşlarının daha yatkın olduğu gözlenmiştir. Ancak dişi kuşlarda konuşur ama erkek kuşa göre kelime dağarcığı sınırlı kalır.

Amazon Türleri Adı: Mavi Alınlı Amazon Latince adı:Amazona Aestiva Boyu:34cm Ortalama Ömrü:40 yıl Bakım Zorluğu: Orta-Zor Ses Seviyesi: Orta Konuşma Yeteneği: Orta Özellikleri: Bütün amazon türlerine olduğu gibi hormonal değişiklik zamanlarında agresif davranışlar sergileyebilir. Vücut dilinin iyi okunması halinde rahatlıkla bu sorunun üstesinden gelinir.

Boyu:33cm Ortalama Ömrü: 60 Yıl Bakım Zorluğu: Orta Ses Seviyesi: Orta Konuşma Yeteneği: Yüksek Özellikleri: Konuşma yeteneği ve zekası nedeniyle dünyada en fazla tercih edilen papağan türüdür. Kalsiyum ve mineral eksikliği ile tüy yolma sorunları yaygındır.